Okültizm

Bilimsel yaklaşımlarla..

Astral Beden

02 aralık 2008
İnsanı oluşturan üç prensipten biri olan astral bedenin canlandırıcı ve hareket ettirici rolünü daha önce de gözden geçirmiştik. Bu işleyiş otomatik olarak gerçekleşmektedir. Bunun en açık göstergesi, uyku sırasında da fonksiyonların mükemmelen yerine getirilmesidir. Astral bedenin etki merkezi göğüs kafesindedir. Ve hareketi sağlamada kullandığı sinir gücü, büyük sempatik sisteme bağlı sinirlerde dolanır. Bu, onun anatomik yapısıdır. Asıl ilginç olanı onun iki kutuplu oluşudur.

Bir bölümü ruh varlığına, diğer bir bölümü de...

Evolüsyon-Envolüsyon

02 aralık 2008
Evolüsyon, Fransızca kökenli bir kelime olup, anlamı, "evrim, tekâmül"dür. Envolüsyon da aynı dile bağlı olup, "gerileme" anlamına gelmektedir. Okültizm ise, bu anlamlardan bir prensibin izahına doğru kaymakta ve çok geniş kapsamlı olabilecek bir ilkeyi araştırmaktadır. Şimdi değişik kaynaklardan da yararlanarak, evolüsyon ve envolüsyonun neler ifade edebileceğini anlamaya çalışalım.

İnsanda dolanmakta olan akışkanlar, bu hareketlerinde belirlenmiş pek çok istikamete yönelirler. Bu yönler, bu akışkanların başlıca etki merkezlerinin...

Psişürji

02 aralık 2008
Psişürji, bedensiz varlıkların görünür hâle gelmeleri ve bunların mikrokozmos üzerindeki etkilerini etüt etmekteydi. Bu evokasyon (gözle görünür hâle gelme) çalışmaları daha önce söz ettiğimiz "astral imajlar" ya da "elemanter" varlıkları kullanmak suretiyle gerçekleştirilirdi. Evokatör (medyom), ilk adımda özel bir çalışma ile yarı-şuurlu somnambülizm hâline getirilirdi.

Yani, organizmasının geri kalanı ile bağlantısını tam olarak kesmeksizin, gözlerini astral âleme açardı. Daha sonra bir bedensiz varlıkla irtibat kurar ve o...

Alşiminin Tarihçesi

02 aralık 2008
Alşimiyi genellikle çok yüzeysel bir tanımıyla biliriz. Derler ki: "Alşimi, değersiz madenleri kıymetli madenler hâline dönüştürme sanatıdır." Örneğin kurşunun altın hâline getirilmesidir. Aslında hadise bu kadar basit değildir. Bu uygulama gerçektir; alşimistler değersiz madenleri altına ya da gümüşe dönüştürmeye uğraşmışlardır. Ama tüm bunların inisiyatik bir anlamı vardır ve alşimistler de bu yüzden bu bilimin inisiyatik anlamını kavrayanlar ve bu şuura varamamış olanlar şeklinde iki gruba ayrılırlar.

Efsaneye göre Çinliler...

Hermetik Felsefe

02 aralık 2008
Alşimistler kendilerine "filozof" diyorlardı. Aslında özel tipte bir filozoftular ve kendilerini "en yüksek bilim"in emanetçileri olarak nitelendiriyorlardı. Bu bilim, tüm diğerlerinin prensiplerini de kapsıyor, var olan her şeyin tabiatını, kökenini ve varoluş sebebini açıklıyor, tüm evrenin kökenini ve kaderini anlatıyordu.

Bu gizli doktrin tüm bilimlerin anasıydı, hepsinin en eskisiydi, âlemi ve tarihini inceleyendi ve geleneğe göre insanlara Tanrı Hermes (Mısırlı Thoth) tarafından açıklanmıştı. Hermetik felsefe denmesinin sebebi bunda yatar....

Uygulamalı Alşimi

02 aralık 2008
Kuramsal alşiminin doğrudan uygulanmasını meydana getiren pratik alşimi, "filozof taşı"nın araştırılmasıydı. Bu tozun başlıca iki yeteneği vardı: Bunlardan biri madenlerin transmutasyonudur(*) ki, buna Büyük Eser denir. Diğeri de Evrensel Tıp'tır.

Alşimistlere göre tüm madenler canlıdırlar ve sağlıklı bir durumda oldukları zaman kusursuz maden hâlinde, yani altın formunda tezahür etmeleri gerekir. Filozof taşı denen toz ile temasa geçirilen geri seviyeli madenler mükemmelleşir, altın hâline dönüşür. Filozof taşını sıvı hâle...

Mistik Alşimi

02 aralık 2008
Alşiminin diğer bir yönü de onun mistik bir yol olmasıdır. Pek çok terimlerin sembolik bir anlamı vardır; orada kastedilen altın aslında "ruhsal altın"dır. Simyagerin gerçek amacı madenî altını bulmak değildir, iş bu kadar basit olamaz. O, kendini arındırma peşindedir. Astral bedenin tüm dünyasal tutku ve arzulardan arındırılması ameliyesi altın arayışı olarak ifade bulur. Geri seviyeli madenden kasıt, insanın gelişimine sekte vuran dünyasal tutkulardır.

Bunların temizlenmesi, gerçek insan varlığına yaraşır tarzda yükseltilmesi,...

Ars Magna (Büyük Sanat)

02 aralık 2008
Alşimideki en yüksek anlayışa Ars Magna (Büyük Sanat) denir. Avrupa'da, bu anlayışın daha çok 15. yüzyıl ve daha sonraki araştırmacılarda geliştiği görülür. Bunun tanımını A. Savoret şöyle yapıyor:

Gerçek simya, geleneksel simya, hayatın kanunlarının insanda ve doğada tanınmasıdır ve Âdem'in düşüşünden (insanın maddeye gömülüşü) itibaren dünya üzerinde hayli karışıklığa uğramış bu hayatın, yitirmiş olduğu saflığını, ihtişamını ve ilk imtiyazlarını yeniden kazanabilmesini sağlayacak olan sürecin yeniden...
78 karttan oluşan tarot destesinde 56 kart "küçük sırlar", 22 kart da "büyük sırlar" bölümünü oluştururlar. Bu satırlarda bunların anlamlarına ve açılma yöntemlerine girmeyeceğiz. Ancak şunu belirtebiliriz ki, kartların üzerlerindeki sembolik resimler ne denli sade ve pozitif bir görünümde iseler çalışma o denli verimlidir. Çünkü şuuraltı sade bir dilden anlar. Bu yüzden hayli karmaşık resimlerle dolu olan ve Alester Crowley tarafından hazırlanan deste ile çalışmalarda, acayip imajlar görme gibi durumlar ortaya çıkmıştır ki bu da yoldan...

Tarotun Kullanılışı

02 aralık 2008
Tarot kartlarının kullanılması okültizmle uğraşanlarda belirli bir hassasiyet artışına neden olur. Astroloji de bu sonucu meydana getirebilir. Tarot ile geleceğin görülebilmesinin mekanizması, bazı araştırmacılar tarafından bu kartların sembolik yapısının şuuraltına doğrudan hitap ettiği ve süperşuurdan şuuraltına gelmiş olan bilgilerin serbest bir kanal bulmalarına neden olduğu şeklinde açıklanır.

Dolayısıyla tarot sembolleri üzerinde meditasyon çalışmaları yapmanın, su altına akan bu bilgileri su üstüne çıkaracak bir anahtar...